|
Duyarlı dostlar, Saygıdeğer arkadaşlar,
Hoş geldiniz.
Bize,
umuda,
geleceğe güç verdiniz.
Öncelikle, her birinizi sevgiyle selamlıyorum.
Dünyanın en anlamlı yürüyüşü için,
Bir aradayız.
Dünyanın en anlamlı adımlarını
Birlikte atacağız.
Adım atma gücünden yoksun sessiz ayakkabılarla,
Bir zamanlar o ayakkabılara can veren
Kayıplarımız için yürüyeceğiz.
Sessiz ayakkabıların sahipleri aramızda yok.
Onların üretebileceği;
Erdemler,
Sevinçler,
Zenginlikler,
Yüce hasletler de aramızda yok.
Biz onların sessizliğinin çığlığız,
Yok yere kaybettiğimiz güzel kardeşlerimizin
gittikçe büyüyen sesiyiz.
Herkes bilir;
Bazan sessizlik
Bütün sözlere bedeldir.
En derin acıları,
En büyük hayal kırıklarını,
Dile gelmeyen duyguları anlatır.
Sessiz ayakkabılar bize
Yakınlarının acılarını,
Hayal kırıklıklarını
Ve dile gelmeyen duygularını anlatıyor.
Sessiz ayakkabıların sahipleri aramızda değil
Uçup gittiler
Onların sessizliğinde
Yürünmemiş yollar,
Kavuşulmamış hayaller,
Yaşanmamış sevinçler, bayramlar,
El öpmeler, hediyeleşmeler,
Heyecanlar var.
Bu sessizliğe ses verip,
Tüm toplumun farkındalığını artırmak zorundayız.
Filmlerle, afişlerle, televizyon programları ve seminerlerle,
Gönüllere, zihinlere ulaşmak,
Her yıl 3000 cana mal olan,
Adı konulmamış teröre,
Bireysel teröre son vermek zorundayız.
Sevgili Dostlar
Beraber yaşadığımız
Aynı ülkeyi paylaştığımız
Aynı havayı soluduğumuz insanlarla
Komşularımızla, akrabalarımızla
Değerlerimizi canlandırarak
Moral değerlerimize sıkı sıkı sarılarak
Güven içinde yaşayacağımız bir toplumu
İnşa etmenin yollarını aramalıyız.
Bireyin kendini güvende hissetmesini,
Yaşadığı topluma karşı sorumluluk duymasını sağlamalıyız.
Silaha karşı ilgiyi ve nedenlerini elbirliği ile yok etmeliyiz.
Şiddetin körüklenmesine seyirci kalamayız, kalmamalıyız.
Maalesef;
Şiddet sinemalarla, bilgisayar oyunlarıyla evlerimize kadar girdi.
Çocuklarımız gençlerimiz
Bilgisayar oyunlarında şiddetin her türlüsüyle tanışıyorlar.
Ellerindeki silahla
Canlı olan her şeye ateş eden
Sözde kahramanlara, canavara dönüşüyorlar.
Şiddeti sıradan bir davranış gibi içselleştiriyorlar.
Dünya bugün bir silah cennetinden farksız!
Çiçek dikecek eller silah tutuyor.
Resim yapacak parmaklar kurşun atıyor.
Savaşlar, yıkımlar,
Karşılıklı vuruşmalar
Dünyanın dört bir yanında, canlar alıyor.
En çok kim zarar görüyor bundan?
Çocuklar, anneler, çiçeği burnunda gençler,
Sevginin yeşerdiği aileler...
Siviller! Sen, ben, o, biz...
Bu gidişe karşı sessiz kalamayız.
Silahların, ayakkabıları sessiz bırakmasına müsaade edemeyiz.
Aksi halde,
Serseri bir kurşun, bir gün gelir kapımızı çalar.
Neden geldiğini belki hiç öğrenemeyiz.
Ayakkabılarımız sessiz kalıverir.
Bizim...
Yada herhangi birimizin...
Sizler,
Umut Vakfı,
bir siyasetçi, yerel yönetici ve sivil bir vatandaş olarak ben,
Bu ilkelliğe, bireysel silahlanmaya karşı,
Sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Demokratik bir alanda
Vatandaşlık haklarımızı kullanarak,
Ayakkabıların sessiz, bedenlerin cansız kalmaması için
Elimizden geleni ardımıza koymayacağız.
İnsanın erdemlerine, acılarına, aşklarına
Evlat sevgisine, aile bağlarına,
Fedakârlıklarına...İnsana saygıyı,
hem bireysel planda hem toplum planında yeniden inşa edeceğiz.
Çalışmalarımızın
Güzel sonuçlar vereceğine inanıyorum.
Umut Vakfı'nın gayretini takdirle karşılıyor,
Hayata duyarlı tüm vatandaşlarımızı desteğe davet ediyorum.
Yüreklerin yanmaması, ayakkabıların sessiz kalmaması için
Silaha hayır diyorum.
Ahmet Misbah Demircan Beyoğlu Belediye Başkanı
|